15 TEMMUZ CEHENNEMİ: DİRENİŞTEN DİRİLİŞE

2016 yılının en sıcak dönemlerinden bir vakit idi temmuz ayı. Lakin o ayın 15’i daha da sıcak bir gün olacaktı. Vatanı ve bu vatanla birlikte yeşeren ümitleri kavurarak milli duruşu köklerinden koparacaklardı.

Kardeşi kardeşe kırdırarak, araya nifak tohumu ekerek, aziz milletin inancını sömürerek vatanı bölme ve yönetme emelleri vardı. Eğer hesapları vuku bulsaydı Kabbala neferlerinin 1 dolarlık maşası olarak o günden itibaren vatanı cehenneme çevireceklerdi.

Bu ihaneti kim mi yapacaktı?

– FETÖ!

SIRADAN…

15 Temmuz cuma günü sıradan bir gündü. Sıradan bir mesai bitmiş, insanlar sıradan çalışma haftasının her zamanki bitkinliğiyle hafta sonunu fırsat bilip dinlenmek için evlerinin yolunu tutmuşlardı. Kimi araçla kimi yaya olarak yürüyordu altındaki yolu. Lakin bilmiyorlardı onları ve vatanı hedef alan hainlerin çuvala sığmayacak mızraklarını.

Sıradan ve mütevazi evlerine varan insanlar aile saadeti içerisinde vatan topraklarının onlara sunmuş olduğu nimeti Yüce Yaradana şükürlerini sunarak yemeye hazırlanıyorlardı.

Belki de yiyecekleri akşam yemeğinin ardından bu topraklarda yetişen çaydan demleyecekleri bir bardak çayla günün stresini ve yoğunluğunu bedenlerinden atacaklardı.

Sıradan duvar saatleri vazifelerini yerine getirerek akıp giden zamanı gösteriyordu.

Ancak akşamın bir vaktinde vatanın bir çok köşesinde öyle bir an geldi ki ihanet kendini göstermeye başlamıştı.

HAİNLER İFLAH OLMAZ!

Bu topraklar hainlerin ihanetine defalarca şahit oldu. Bu hainler yılanın zehrinden daha katmerli zehirlerle etrafındakileri zehirleyerek onları yemek yediği kaba pisletir.

Allah’ın koymuş olduğu nizamı bozmak isteyen bu asalaklar kendilerini kurtarıcı gibi gösterip kendi saltanatlarını kurmak suretiyle her türlü kirli ittifakı gerçekleştirir.

Zamanında bu topraklarda haset Hasan Sabbah vardı. ondan sonra da onlarca Haşhaşiler türeyecekti. 15 Temmuz günü olacak hain kalkışmanın da yegane faili Haşhaşi soylu zattır.

ADAM…

15 Temmuz günü o sıradan insanların kimi evinde kimi ise dışarıda öğrendi demokrasiye pranga vurmaya çalışıldığını.

İşte o zaman işin rengi değişti. Sıradan insanlar Sırra adanmış gönüller oldu. O sır ise behemehal suretle 1500 yıllık bir medeniyetin yegane sırrıydı.

Tıpkı Bedir’de, Uhut’ta, Hendek’te, Hayber’de, Malazgirt’te, Hıttin’de, İstanbul’un fethinde, Kosova muharebesinde, Plevne müdafaasında, Çanakkale’de olduğu gibi o gece de bu milletin aziz evlatları şanlı ecdadı gibi yeniden tarih yazacaktı.

O gece tankın altına yatan, gözü dönmüş canilere göğsünü siper eden, gökyüzünden bombardıman yağmuru yapan savaş uçaklarına rağmen meydanı boş bırakmayan, bir lafı ile milyonları meydanlara akın akın gönderen, onur ve asalet dolu adımlar ile yürüyerek düşmana tek kurşun atıp onların menfi emellerini bozan, elleri bağlı kafasına kurşun sıkılarak öldüğü zannedilen lakin hastaneye kaldırılıp aylarca yoğun bakımda yattıktan sonra vatan kurtuldu mu diyen, Gölbaşı’nda vatanlarının bekasını düşündükleri için bombalanan, yurdun dört bir yanında ” Ya Allah! Bismillah! Allah-u Ekber nidalarıyla şehadete koşan ADAM GİBİ ADAMLAR VARDI!

EY KAHRAMAN MİLLETİN AZİZ ŞEHİTLERİ;

Geçmişte yedi düvele karşı vatan topraklarını savunan ecdatları gibi bu kez Reisin mesajıyla meydanlara inen vatan evlatları, yurdun dört bir yanında milli iradeyi hakim kılacaktı. kimi gözünü kırpmadan tankın altına yattı, kimi tankın üstüne çıktı, kimisi de milli iradeye doğrulan namluya gözünü kırpmadan göğsünü siper etti. Göğsünde iman taşıyan bu aziz millet o uzun ve karanlık gecede bir destan yazdı.

Vatan ve hürriyet aşkına o gece şehadete koşan 251 Vatan evladının ardından, binlerce gazi ve şehadete hazır milyonlar vardı. İşte o gece biz bunları yaşadık.

Aziz şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, taşıdıkları özgürlük ve iman meş’alesini son nefesimize kadar taşıyacağımıza söz veriyoruz.

15 Temmuz İhanetini Unutmadık, Unutmayacağız, Unutturmayacağız…

YUSUF SEZER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir